Follow by Email

2 Nisan 2013 Salı

Seni sevmiyorum Mihrimah, fakat ananı çok severdim

Konuya kişisel dizi tarihimden başlamak isterdim, ama bunu yaparsam, insan ırkının yok olduğu ve dünyanın çiçekler, böcekler, uzaylılar ve Kenan Evren'e kalacağı bir felaket senaryosunda bu yazdıklarımı "çok önemli bir mevzu ki runner masa örtüsü uzunluğunda yazmış lan, bunu analiz edelim" diye değerlendirip kendini heba edenler olur diye endişeliyim :(
Ben çok diziler izledim, bu gözler Berna Laçin - Yalçın Dümer - Perihan Savaş ölüm grubunun nice dizisine mi maruz kalmadı, Aydan Şener'in daima bir aile içi tecavüz, stalker eski koca ya da Toprak Sergen'le sevişememe gerilimi içeren şaheserlerini mi merakla beklemedi, zaten benim için her şey çok sıkı bir Isabel fanatiği olduğum bombastik telenovela Manuela diye başladı. Gelin itiraf ederim, 90'larda çocuk olma muhabbetlerinin en ateşli anında "lan şimdi Manuela'yı çok izlerdim desem bu salakların en az yarısı Emmanuelle anlar, en iyisi susayım :(" diye boynunu büken tek kişi değilim, ha? Manuela demişken, kendisi yaşlanmış ve platin kaynak yaptırmış Nazlı Ilıcak'a dönmüş:


                                                             Saçı at, aynı Nazlı

İşte dizi karakterleri ile konuşmaya başlamamın tarihçesi, mağrur ve mağdur Isabel'in tam aksine moron, ezik ve sinir bozucu derecede iyilik meleği olan Manuela'nın tarafını tutan anneanneme karşı Isabel'i savunmamla, ekrana seslenerek zavallı kızcağıza üzülmemesin, harika dalgalı saçları olduğunu filan söylememle başlıyor. O günden beri de iflah olmadım sevgili dostlar.

Peki konunun şu zamanlarda ekranda en "ne gereği var" kişilerden biri olan Pelin Karahan tarafından Altın Ahududu'ya layık şekilde canlandırılan Mihrimah ile ne alakası var derseniz, ben ben olalı böyle "olmamış" bir cast, bir oyuncumtraklık, böyle face palmlık replikler silsilesi görmedim, ki düşünün milyonlarca dizi karakteri tanıyan bir şahsım. Karakter adeta "en"lerin kadını gibi bir şey:

- Baba 1.85, ana 1.80 var, bu elemanço ise 1.40. Mihrimah yavrum ilkokul 4'te regl oldun da boyunun uzaması mı durdu? Hiç demiyor musun "bu ne yaman çelişki anne yhaaaa?" Ah tabi, ülkemizde yaşayan tek renkli gözlü oyuncu Pelin Karahan olduğundan mütevellit, renkli gözlü anne-babanın çocuğunu oynayacak başka kimse düşünülemezdi, asla araştırılamaz ve bulunamazdı, biz muhakkak Urla'nın yollarını tripleriyle aşındıran Aslı'ya maruz kalmak zorundaydık, kafanızı 45 derece geriye yatırıp tek gözünüzü kısarak mükkk-kemmel bir oyunculuk sergileyebilirsiniz. Evde denemenizde sakınca yok.


                                                   "Uffff hrkes de bna yazıyo yaaa :)))))"

- Ha Mihrimah, ha Sezercik'teki eşeği almaya çalışan manyak. "Benim olacak Malkoç, binicem omzuna ve kırbaçlıcam Esmahan'ı! Çünkü karşısınızda bir sultan var, bir sultan var karşınızda, var bir sultan karşıki dağlar cenderme". Bu mudur lan Sultan Süleyman'ın kızı, babasına ve kardeşine danışmanlık yapan Mihrimah? Bu karıya giyeceğin donu bile danışamazsın, gider kendisine zümrütlü yakutlu don işletir, "bakın Validem firuzeyi sadece dona layık gördüm içiniz rahat olsun" filan der, poposuna bata bata giyer, öyle bir Buseterimsu, o derece bir Demetakalınnaz kendisi. Hadi mesela İbrahim'le Hürrem normalde asla olamayacakları şekilde ağız ağıza kavga etmese, Esmahan'la Mehmet bağlarda bahçelerde karşılaşmasa (Esmahan da o taşlıkla git sen Ken bebek tıynetli Mehmet'e aşık ol? Üstüme iyilik sağlık) dizi yürümez. Evet el mecbur karşılaşacaklar, bakışacaklar, kavga edecekler filan ama hangi padişah kızı bir herifi kuytu köşelerde sıkıştırır, "pencereden içeri/al beni otağına" temalı mektuplar gönderir çocuğum siz deli misiniz? Kız sultan olmaktan çıktı mokar hastası Nihan'a döndü anasını satayım, bu ne?


                                                  "Bali'yi meseneden sileceğsin!"

- Azgınlığını ve malzemeden çalınmış olmasını bir yana koyuyorum, söyleyin dostlarım, Mihrimah'ın kapıcı kızı ezme temalı dizilerdeki zengin aile kızlarından, daha ilkokulda kodaman babasının öğretmene hediye aldığı tüpü televizyonla caka satan ağzı kırılası malak kızdan ne farkı var? Daimi bir "bugün de sultanım ve harikayım yaaaaa saygı duyun ezik cariyeler :))" tavırları, "değerli saçlarımı fırçalayın fakirler" tarzı mimik ve el kol harekerleri. Karı utanmasa her sabah taşlığa çıkıp "bugün de ben Sultan Süleyman'ın kızıyım ve hepiniz aşağılıksınız! Deneme bir-ki, aşağılıksınız! Ohh çok rahatladım" diye haykıracak. Hayır yani, tam bir cariye dostu, bohçacı ile dedikodu heveslisi, hadım ağası destekçisi anandan da mı örnek almıyorsun yavrum? O kadın ki neredeyse "Falanbahar, Filannur, işi gücü bırakın da gelin bir kahve içelim, sonra siz bağğna fal bakın, sonra da hoşlandığınız paşaları anlatın hahahah :D" diyecek, sen hala "ıyyyy bitli cariye havlumu uzat :/" Nerede saray adabı, nerede büyüklük, asalet? Yarın babası Özel Mihrimah Üniversitesi kursa bu kız Uluslarası Bilmemne bölümünde bir gram sırıtmaz. Öyle paçozetti, öyle çingan bir varlık çünkü.

Hüzünlüyüm çünkü bu Seren Serengil'den hallice Mihrimah'tan kurtulma şansımız yok ve ben şunu özlüyorum:


Esen kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ve sahne sizin